Sonra durdu dedi ki..

2 ay önce Beyazıt Kölemen tarafından yazılmıştır.-382 Okunma

Gel zaman, git zaman.. Masalların bitmesine doğru..

Masallar hep mutlu biterdi oysa ki. Anlatıldığında yastığa kafamızı koyar, hayalini kurar ve sonra o hayaller farkına varmadan uyuya kalırdık.

Sonra bir masal çıktı karşımıza. Ne, “zaman” gidip geldi, ne “uykumuz” geldi.

Birileri bu masal değil, bu kafanda uydurduğun ütopik saplantılar dedi. Sanki çok konuşanlar deli değillermiş gibi sustuğun için delisin dediler, anlattığında ya dinlemediler ya anlamadılar. “Anlat ne derdin” var diye soranlardan nefret eden insanlar olduk. Sana ne diyemediğin insanlar çıktı karşına.. Sonra yine sustuk..

Yolun yarısı sahi kaçtı? 30 muydu 35 mi? Cahit üstad için 35 ti belki ama biz çoktan yarılamıştık oysa yolu. Dünya biraz fazla hızlı dönmüştü.

Ferhatla şirin, aslı ile kerem vs vs.. Ne büyük masallardı oysa ki. “Vay be” dedirticek türdendi hep. Ama sonu hep hüzündü. Kerem yanmıştı, Mecnun kafayı sıyırmıştı. Divaneliği aşk diye anlatmışlardı hep masallarda..

Ve bizde inanmıştık. Adını koyamadığımız divaneliklerimize aşk demiştik. Tarih de böyle yazmıştı.. Yoktu formülü, oksijenin kalpte yaptığı taşikardiye “o” demiştik..

Sahi neydi bu üç harfli şey? Mutlu bitenlerin tarihte yerini alamadığı, hüznün adıydı. Gerçekten yaşayanların, gerçekten hissedenlerin masallarda kavuşabildiği bir rüyaymış belki de.

Göğün üçüncü katında, zühre yıldızında, aynaya baktığımız da gördüğümüz “O” değil, zifiri karanlıktı belki de?

Göğün 3.katına nasıl mı çıkılır?

Yak bir sigara, aç bunu , gün doğumunda, zifiri karanlıkta tek başına bak gökyüzüne..

Soğuk esen rüzgarda, elin üşürse anlıycaksın..

Bir Cevap Yazın